SON DAKİKA
POLİTİKA FİNANS06 May 2026POLİTİKA FİNANS

OECD, Türkiye'nin Kritik Mineraller Potansiyeline Vurgu Yaptı

OECD, Türkiye'nin Kritik Mineraller Potansiyeline Vurgu Yaptı

OECD Ticaret ve Tarım Direktörü Janssen, enerji dönüşümüyle birlikte kritik minerallere yönelik küresel talebin hızla arttığını belirterek, tedarik zincirlerinde yaşanan yoğunlaşmanın önemli ekonomik ve stratejik riskler yarattığını söyledi. Janssen, yeşil dönüşüm yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte kritik minerallerin enerji, teknoloji ve savunma sanayileri açısından daha stratejik hale geldiğini ifade etti.

Kritik Minerallerde Tedarik Zinciri Riski Büyüyor

OECD’ye göre kritik mineraller piyasasında üretim ve işleme kapasitesinin sınırlı sayıda ülke üzerinde yoğunlaşması, küresel arz güvenliği açısından kırılganlık yaratıyor.

Janssen, bazı ürünlerde küresel üretimin yüzde 90’ının tek bir ülkede yoğunlaştığına dikkat çekerek, bu yapının hem rekabeti bozduğunu hem de piyasalarda erişim riskini artırdığını belirtti.

OECD’nin yayımladığı “Kritik Ham Maddelere İlişkin İhracat Kısıtlamaları Envanteri 2026” raporuna göre, kritik minerallere yönelik ihracat kısıtlamaları 2009-2024 döneminde yaklaşık beş kat arttı.

İhracat Kısıtlamaları ve Finansman Sorunu Öne Çıkıyor

Janssen, özellikle ihracat yasakları ve ticaret kısıtlamalarının çok taraflı ticaret sistemi açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Kritik mineral yatırımlarının yüksek sermaye gerektirdiğini belirten Janssen, madencilik ve işleme projelerinde uzun vadeli finansmanın belirleyici rol oynadığını vurguladı. OECD’nin bu alanda ihracat kredileri düzenlemeleri üzerinden yatırım finansmanını desteklemeye yönelik çalışmalar yürüttüğü kaydedildi.

Türkiye Kritik Minerallerde Stratejik Konumda

Türkiye’nin kritik mineraller alanında önemli potansiyele sahip olduğunu belirten Janssen, özellikle bor rezervleri ve nadir toprak elementleri açısından ülkenin stratejik konumda bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin Asya, Afrika ve Avrupa arasında lojistik merkez niteliği taşıdığını ifade eden Janssen, ülkenin kritik minerallerde küresel tedarik çeşitlendirmesine katkı sağlayabilecek önemli oyuncular arasında yer aldığını dile getirdi.

Janssen ayrıca Türkiye’nin OECD ihracat kredileri düzenlemesine taraf olduğunu ve kritik ham maddelerde ihracat kısıtlaması uygulamayan ülkeler arasında bulunduğunu belirtti.

Enerji Dönüşümü Kritik Minerallere Talebi Artırıyor

Enerji dönüşümü, dijitalleşme ve savunma sanayisindeki büyüme, kritik minerallere yönelik küresel talebi hızlandırıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre:

  1. kobalt üretiminde Demokratik Kongo Cumhuriyeti,
  2. lityum üretiminde Çin, Avustralya ve Şili,
  3. nikel üretiminde ise Endonezya öne çıkıyor.

Analistler, küresel enerji dönüşüm sürecinin kritik mineralleri önümüzdeki dönemde enerji piyasaları kadar stratejik hale getireceğini değerlendiriyor.

İstanbul’daki OECD Forumu Öne Çıktı

Janssen, İstanbul’da düzenlenen OECD Kritik Mineraller Forumu’nun ülkeler arası koordinasyon ve yatırım iş birlikleri açısından önemli platformlardan biri haline geldiğini ifade etti.

Uzmanlar, Türkiye’nin kritik mineraller alanında yatırım, işleme kapasitesi ve lojistik altyapı açısından önümüzdeki dönemde daha güçlü rol üstlenebileceğini belirtiyor.


İlgili Haberler