SON DAKİKA
POLİTİKA FİNANS17 Nis 2026POLİTİKA FİNANS

TCMB Anketinde Dikkat Çeken Değişim: Enflasyon Beklentileri Artarken Büyüme Tahminleri Geriledi

TCMB Anketinde Dikkat Çeken Değişim: Enflasyon Beklentileri Artarken Büyüme Tahminleri Geriledi

TCMB tarafından yayımlanan 2026 yılı Nisan ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, piyasa beklentilerinde önemli değişimlere işaret ederken özellikle enflasyon ve döviz kuru tahminlerindeki yukarı yönlü revizyonlar öne çıktı. 70 katılımcının değerlendirmeleriyle oluşturulan anket, ekonominin farklı kesimlerinden gelen beklentilerin genel bir fotoğrafını sunuyor.

Anket verilerine göre cari ay sonu enflasyon beklentisinin yüzde 2,93 seviyesinde gerçekleşmesi beklenirken kısa vadeli projeksiyonlar da fiyat artışlarının devam edeceğini gösterdi. Bu durum, enflasyonla mücadele sürecinin beklenenden daha uzun sürebileceğine işaret ediyor.

Yıl sonu enflasyon beklentisinin yüzde 27,53 seviyesine yükselmesi, fiyat istikrarına yönelik risklerin sürdüğünü ortaya koyarken orta vadeli beklentilerdeki artış da bu eğilimin kalıcı olabileceğini gösterdi. 12 ve 24 ay sonrası beklentilerdeki yükseliş, enflasyonun kontrol altına alınmasının zaman alabileceğine işaret etti.

Döviz kuru tarafında da yukarı yönlü beklentilerin güç kazandığı görüldü. Yıl sonu dolar/TL tahmininin 51,23 seviyesine çıkması, kurdaki yukarı yönlü baskının devam edebileceğini gösterirken bu durumun enflasyon dinamikleri üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor.

Ekonomik büyüme tarafında ise daha ılımlı bir görünüm dikkat çekti. 2026 yılı büyüme beklentisinin yüzde 3,5’e gerilemesi, ekonomik aktivitede bir miktar yavaşlama beklentisini ortaya koyarken bu durum iç talep ve küresel koşullarla ilişkilendiriliyor.

Faiz beklentilerinde kısa vadede mevcut seviyelerin korunacağı öngörülürken orta vadede kademeli bir düşüş beklentisinin oluşması, para politikasında ilerleyen süreçte daha esnek bir yaklaşımın benimsenebileceğine işaret etti. Genel çerçevede değerlendirildiğinde, anket sonuçları enflasyon ve kur tarafında yukarı yönlü risklerin sürdüğünü, büyüme tarafında ise daha dengeli ve temkinli bir görünümün öne çıktığını ortaya koyuyor.

İlgili Haberler