Petrol Fiyatlarında Üç Günlük Artış Sonrası Düşüş Eğilimi Belirleniyor

Petrol fiyatları, üç günlük yükseliş serisinin ardından Asya piyasalarında kâr satışlarıyla geriledi. Brent petrol 107 dolar, ABD ham petrolü (WTI) ise 101 dolar bandına çekilirken; piyasa katılımcıları Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat krizini ve ABD stok verilerini yakından takip ediyor. Arz daralması riskine rağmen, ABD’den gelen yüksek enflasyon verileri ve Fed'in faiz politikasına dair belirsizlikler fiyatlardaki yukarı yönlü ivmeyi baskılayan temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Hürmüz Boğazı Kapalı: Enerji Arzında "Kritik" Bekleyiş
Dünya petrol ticaretinin ana damarı olan Hürmüz Boğazı, bölgedeki askeri ve diplomatik gerginlik nedeniyle ticari trafiğe kapalı kalmaya devam ediyor. ABD Başkanı Trump'ın İran’ın barış önerilerini reddetmesi, krizin derinleşeceği endişelerini artırırken; ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) boğazın en az mayıs sonuna kadar kapalı kalacağını öngörüyor. EIA verileri, küresel stokların günlük 2,6 milyon varil azalabileceğine işaret ederek piyasadaki arz açığının kronikleşebileceği uyarısında bulunuyor.
Stoklardaki Düşüşe Rağmen Talep Kaygıları Sürüyor
ABD Petrol Enstitüsü (API) verilerine göre ham petrol stokları üst üste dördüncü haftada da düşüş kaydetti. Ancak bu daralma, küresel yakıt talebinin yüksek faiz oranları nedeniyle yavaşlayabileceği korkusuyla dengeleniyor. Suudi Aramco CEO'su Amin Nasser, Hürmüz Boğazı'ndaki kesintilerin etkisinin 2027'ye kadar sürebileceğini vurgularken; Suudi Arabistan'ın alternatif boru hattı hamlelerinin engellenen ihracat hacmini tamamen karşılayamayacağı belirtiliyor.
Gözler Pekin Zirvesinde: Trump ve Xi Jinping Bir Araya Geliyor
Piyasaların yönü, Pekin’de gerçekleşecek olan Trump ve Şi Jinping zirvesinden gelecek mesajlara kilitlenmiş durumda. Görüşmelerin gündeminde İran çatışması ve enerji güvenliğinin yanı sıra ticaret tarifeleri de bulunuyor. Yatırımcılar, diplomatik temasların enerji koridorlarını yeniden açıp açmayacağını izlerken; bir yandan da ABD’den gelecek üretici fiyat endeksi (ÜFE) verileriyle küresel talebin seyrini anlamaya çalışıyor.


